Azepler

Yerlikulu askerinin ilk sınıfını meydana getiren azepler, harplerde büyük hizmetler görüyorlardı. Ordunun ön saflarında yer almalarından dolayı düşman taarruzuna en çok onlar maruz kalıyorlardı.

Kelime olarak “bekâr” demek olan azep tabiri, Osmanlı askerî teskilâtında: bekâr, güçlü ve kuvvetli olan gençlerden meydana getirilmiş bir askerî sınıf için kullanılmaktaydı.

Klasik Osmanlı ordusunda azepler, Anadolu’daki Müslüman Türklerden kurulu hafif piyade askerî birliğidir. Bununla beraber yine aynı adı taşıiyan ve 1450’den sonra Fâtih Sultan Mehmed tarafindan teşkil olunan kale azepleri de vardır.

Osmanlıların ilk dönemlerinden itibaren XVI. asrın yarısına kadar meydana gelen harplerde hafif okçu kuvvetlerine ihtiyaç vardı. Bu bakımdan, harp esnasında ne kadar azebe ihtiyaç varsa tesbit edilirdi. Tesbit edilen miktar, sancaklara taksim edilirdi. Böylece ihtiyaca göre 20 veya 30 hâne (ev) den bir azep istenirdi. İstenilen azebin bekâr, güçlü ve kuvvetli olması lazımdı. Sancağa bağlı kazalardan seçilen her azebin ücret ve masrafı onu seçen yere ait olup bu, XV. asrın sonu ile XVI. asırda her azeb için 300 akça tutmakta idi. Her azebin, askerden kaçmaması için bir kefili vardı. Kaçtığı takdirde masraf bu kefilinden alınırdı. Azeplere verilecek para, azeb alınan yer ile halkının servetine göre tahsil edilirdi. Sefer hazırlığı esnasında azeplerin toplanmasına “Azep çağırtmak” denirdi. Bunların maaşları olmadığından harp zamanlarında bütün vergilerden muaf sayılırlardı.

Ok, yay ve pala gibi hafif silahlarla donatılmış olan azepler, ordunun ön saflarında bulunduklarından ilk olarak onlar düşman hücumuna maruz kalırlardı. Bunların gerisinde toplar, onların arkasında da yeniçeriler yer alırdı. Savaş başladığı zaman azepler sağa sola açılmak suretiyle topçunun rahat ateş etmesine imkan sağlarlardı.
Bahsimize konu teşkil eden ve iki asırdan fazla büyük hizmetler ifa eden hafif piyade azepleri, XVI. asır ortalarında, Kanunî Sultan Süleyman saltanatının sonlarına doğru ılga edildiler. Kale azepleri ise 1826 senesine kadar hizmetlerine devam ettiler.

Bu yazı Osmanlı Askeri Yapısı kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir