Berlin Antlaşması

Osmanlı târihinde Doksanüç harbi diye bilinen Osmanlı-Rus harbinden sonra, 13Temmuz 1878’de, Osmanlı Devleti’yle; Rusya, Almanya, Avusturya, Macaristan, İngiltere ve Fransa arasında Berlin’de imzalanan antlaşma.

Sultan ikinci Abdülhamîd Han’ın pâdişâh olmasından sonra kabul edilen Kânûn-i esâsi’ye göre kurulan Meclis-i meb’ûsân; Rusya’nın 24 Nisan 1877’de Osmanlı Devletl’ne karşı harb îlânıyla ilgili notasına, Abdülhamîd Han’ın karşı çıkma gayretlerine bakmayarak harb ilanıyla karşılık verdi. Osmanlı ordusunun çeşitli cephelerde kahramanca çarpışmasına rağmen, harb mağlûbiyetle bitti. Rus kuvvetleri Doğu Anadolu’da Erzurum; Rumeli’de ise Edirne’ye kadar ilerlediler. Edirne’nin teslimi ile istanbul yolu Ruslara tamamen açılmış olacaktı. Bundan sonraki Rus ilerleyişi karşısında istanbul’un bile tehlikeye düşeceğini gören sultan ikinci Abdülhamîd Han, 9 Ocak 1878’de mutâreke (ateşkes) yapılması için Rus orduları başkumandanı Granduk Nikola’ya müracaat etti. Mutâreke isteğini telgrafla bildirdikten sonra, onunla bu hususda temaslarda bulunmak üzere murahhas olarak hariciye nazırı Server Paşa’yı ve hazîne-i nassa nâzırı müşir Nâmik Paşa’yı. yanlarında da askeri müşavir olarak ferik Necib, mîrliva Osman Paşa ve kaymakam Agâh Bey’i gönderdi. 19 Ocak 1878’de bu hey’et Kızanlık’a ulaştığı hâlde, Granduk Nlkola, Edirne’nin tesliminden evvel görüşmeye yanaşmadı. Bu müddet zarfında sultan Abdülhamîd Han, Rus çarına ve arabuluculuk yapması için ingiltere kraliçesi Victoria’ya (Viktorya’ya) müracaat etti. Rusların boğazlara hâkim olmasını ingiltere’nin Akdeniz’deki nüfuzu için tehlikeli gören kraliçe Victoria, sulh için arabuluculuğu kabul ederek cara müracaat etti. Bunun üzerine Granduk Nikola sulh esaslarının da imza edilmesi şartıyla mutârekeyi kabul etti.

Rusya’nın, Osmanlı Devleti üzerinde hâkim bir duruma gelmesi, Avrupa devletlerini, bilhassa ingiltere’yi harekete geçirdi. Rusların istanbul’u işgal etmek kararında oldukları söylentisi yayıldı. Evvelâ, Avusturya harekete geçerek, iki devlet arasında yapılacak barış andlaşmasının, yürürlükteki andlaşmalara uygun olmasını sağlamak için Viyana’da bir meclisin toplanmasını istedi, ingiltere ise, boğaz dışında durmakta olan donanmasını Çanakkale boğazından geçirerek Marmara denizine girdi.

Bu sırada Rus orduları başkumandanı Granduk Nikola, mutâreke için şu ağır şartları ileri sürdü:

1-Bulgaristan’a muhtariyet verilecek.

2-Karadağ’ın istiklâli kabul edilecek ve son harplerde elde ettiği topraklar kendisine verilmek suretiyle hudut tesbit edilecek.

3-Romanya ve Sırbistan’ın istiklâlleri tasdîk olunacak ve her iki devlete arazi verilip hudutları tesbit edilecek.

4-Bosna-Hersek’e muhtariyet verilecek.

5-Rusya’ ya, nakit veya arazi terki suretiyle harb tazminatı verilecek.

6-Boğazlarda Rus haklarının korunması, Pâdışâh ile Çar arasında yapılacak müzâkere ile kararlaştırılacaktı.

Bu esasların kabulünden başka, barış esaslarının vasıtasız olarak Ruslarla müzâkere edilmesi için bir Osmanlı murahhas hey’eti Odesa’ya veya Sivastopol’e gidecekti.

Mutâreke şartları kabul edilince harb harekâti durdurulacak, te’minât olarak; Vıdın, Rusçuk, Silistre ve Erzurum kaleleri Türkler tarafından boşaltılacak, müzâkereler devam ettiği müddetçe bu kalelere Rus askerleri yerleştirilecekti.

Türk murahhas hey’eti, bu ağır şartları ilk önce kabul etmeyerek, hafifletmek ve değiştirmek için çok uğraştı. Fakat Ruslar, şarttan kabul edilmediği takdirde, istanbul üzerine yürüyeceklerini kesin bir dille bildirince, 31 Ocak 1878’de mutâreke ve barış esasları andlaşması Edirne’de imzalandı.

Bu yazı Antlaşmalar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir