Ermeni isyanları (I. Dünya Savaşı dönemi)

I. Dünya Savaşında Ermeni İsyanları Taşnak, Armenakan, Hınçak Ermeni partilerinin faaliyetleridir. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu karşısına Ermeni ulusal örgütleri Ermeni milisleri (partisian gerilla müfrezeleri) ile karşı faliyetler yürütmüş, ayrıca Rus İmparatorluğunda oluşan Ermeni gönüllü birliklerine katılarak Rus Kafkasya Ordusu’na destek vermiştir.

1914-1918 yılları arasında ayaklanmalar sonucunda halklar arasında çıkan çatışmalarda Doğu Anadolu ve Kafkasya’dan 1,200,000 Müslüman göçmen durumuna düşmüş. 1,000,000 Kafkasya Müslümanlarından Anadoluya gelen 130.000 sivil hayatını kaybetmiştir. Yolda salgın hastalık, açlık, sefalet ve Ermeni çeteleri yüzünden kırılanlar tahmini olarak eklendiğinde ölü miktarı 2,5–3 milyon Müslüman Türk arasında değişmektedir.

Önceler
Louise Nalbandian’a göre, bütün dünyada, Fransız İhtilali’nden sonra belirginleşen milliyetçilik hareketleri Osmanlı İmparatorluğu’nda etkisini gösterir. Bunun sonucu olarak, önce Sırplar, Rumlar, Araplar ve sonra Arnavutlar kendi milli toplumunu devlet olarak kurmak için hem birbirleriyle hem de Osmanlı Devleti ile fikren ve fiilen çatışmaya girdi. 19. yy.’dan 20. yy.’a geçildiği yıllarda Rumalr Sırplar, Bulgarlar Balkan Savaşları’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’ndan siyasi olarak tamamen ayrıldılar. Müslüman olmayan topluluklardan, fiziki olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun Türkiye topraklarına yakın olmaları nedeniyle, yalnızca Ermeniler bu anlamda bağımsız olamadılar.

Ermeniler gelişen milliyetçilik hareketlerinin etkisinde bağımsızlıklarını kazanmak için Hınçak ve Taşnak milli teşkilatlarını kurdu. Bu teşkilatların yöntemleri ve amacı önce Müslümanlarla Ermenileri birbirine düşürmek, isyan çıkarmak ve böylece Avrupa devletlerini silahlı müdahaleye zorlayarak, onların müdahalesi ve yardımı ile Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kurmaktı.

Amacı
Osmanlı devleti Doğu Anadoludan başlayarak Kafkaslara uzanan Kafkas Cephesindeki amacı 93 Harbi’nden beri Rusya’nın elinde olan Kars, Ardahan, Artvin ve Batum illerini geri almak dı. Ayrıca Rusları bu cepheye güç transferi yapmak zorunda bırakarak Almanların Doğu Cephesi’ndeki hareketlerini hafifletmek amacı gütmüşdü. Ermeni İsyanları 3. Ordunun bir bölümünü Ruslara karşı kullanmak yerine iç sorunlara ayırmasına ve Rusların bu cephede hareketlerini hafifletmesine yardımcı olmuşdur.
Ermeni Ulusal Hareketi, Ermeni devrimci hareketi veya Ermeni ulusal kurtuluş hareketi olarak bilinen Ermeni milliyetçiliğini savunan Ermenilerin tarihte kurulmuş olan Ermeni devletlerinin kapsadığı bölgelerde, bunlar Doğu Anadolu ve Kafkasya’da, yeniden bir Ermeni devleti kurma amacıdır.

Osmanlı İmparatorluğu’nda milliyetçilik duygularının yükselişiyle ilk olarak Yunan hareketinden başlayarak diğer grupların katılmasıyla genişlerken, doğuran faktörler açısından Ermeni ulusal hareketi Yunan ulusal hareketine, diğer etnik gruplardan daha benzer şekilde gelişmiştir. Ermeni sorununa Avrupalı güçlerin katılımı Ermeni ulusal kurtuluş ideolojisini Ermeniler arasında bastırılmış haklar fikri üzerinde sağlamış ve Ermeni ulusal kimliğinin dönüşümünü “Ermeni halkının özgürlüğü (freedom)” yönünde etkilemiştir.

I. Dünya Savaşı öncesi Ermeni isyanları
1780 Zeytun Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu yönetimine karşı ilk silahlı isyanında bulunmuştur.
Armenekan Partisi 1885 yılında 1880 yılında kurulan Ermeni Yurttaşlar Birliği adlı gizli bir Ermeni derneğinin de kurucusu olan Ermeni Mıgırdiç Portakalyan tarafından Van merkez olmak üzere kurulmuştur. Bu organizasyon “Kan dökmeden hürriyet elde edilemez” sloganını benimsemiş ve ihtilal yolu ile bağımsız Ermeni devletini kurmayı amaçlamışdır. Zaman içinde öne çıkan Taşnak ve Hınçak Komiteleri bu organizasyondan eleman transferi yapmışdır.

Ermeni Devrimci Federasyonu (Tashnagtsutiun, Taşnaksutyun) Ermeni radikal milliyetçi Ermeni bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890′da kurulan örgüt. 1894′te Federasyon Diyarbakır’a bağlı Sason’da Osmanlı yönetimine karşı silahlı bir direniş örgütledi. 1895′te aynı amaçla Van kentinde bir ayaklanma düzenlendi. 26 Ağustos 1896′da Papken Siyuni önderliğinde bir grup fedai İstanbul’da Osmanlı Bankası’nı basarak dünya kamuoyunun ilgisini çekmeyi denediler. Bu olaylar sayesinde daha önceden etkin olan Hınçak ve Armenakan gibi örgütleri kenara iterek Ermeni ulusal hareketinin önderliğini ele geçirdi. 21 Temmuz 1905 Yıldız suikast teşebbüsü II. Abdülhamit’e karşı günü Ermeni sempatizanı Belçikalı Edward Jorris önderliğinde Taşnak örgütü tarafından Cuma selamlığından önce Yıldız Camii önünde düzenlenen suikast girişiminde bulunmuştur.

Güçler
Osmanlı Devleti Doğu Anadolu bölgesiyle sorumlu olan Üçüncü Orduyu bulundurmaktaydı. Kasım ayında Osmanlı devleti savaşa girince Osmanlı Jandarma birimlerinin (yerel güvenlik aygıtı) komutasında el değişimine gitti. Yerel güvenlik birimlerinin yönetim ve kontrolü daha önce Valilerin altında iken askeri yönetime geçti. Bölgede bulunan jandarma birimleri buna Van Jandarma bölümü ve yedek süvari tümeni dahil olmak üzere Üçüncü Ordu ya bağlandı.

Ermeni Ulusal Hareketi veya Ermeni devrimci hareketi ve Ermeni ulusal kurtuluş hareketi nin parçası olan Taşnak, Armenakan, Hınçak altında Ermeni milisleri (çeteleri, fedaileri veya gönüllüleri (Kamavor)) olarak bilinen ailelerinin terk ederek “gerilla birlikleri” oluşturmuşlardır. Bu küçük ve gizli birlikler Osmanlının düzenli ordusuna cephede ve cephe gerisinde yıpratma savaşı taktiği uygulamışlardır. Ayrıca bu dömende Ermeni Gönüllü Tugayları Rus Kafkas Ordusuna destek vermiş (detachment birimleri olarak) ve bu güçler Osmanlı devletine karşı savaşmışlardır.

I. Dünya Savaşı

Öncül
1913 baharında, Ermeni siyasi örgütlerinin mektupları (yazışmaları) ele geçirilir. Bu yazışmalarda Osmanlı İmparatorluğu’nun artık yaklaşan savaşta tarafsız kalamayacağı, bu durumda Ermenilerin endişeleri ve olası seçenekleri dile getirilmektedir. Bu belgelerde Taşnaklar Ruslardan silah talep eder.

28 Temmuz-14 Ağustos tarihleri arasında Erzurum’da Taşnakların liderliğinde bir kongre düzenlenmiş ve İttihat ve Terakki özel bir heyet göndermiştir. Kongrenin amacı Ermenilerin olası savaş çıktığında takınacakları tavrın kararlaştırılmasıydı. Osmanlı devletinde hükümet olan İttihat ve Terakki önemli isimlerinden Naci Bey ve Bahattin Şakir’i bu kongreye yollar. İttihat ve Terakki Ermenilerden bazı taleplerde bulunur. İsteklerin başında Ermenilerin savaş çıkması durumunda sadık kalacağına dair söz vermesi. Ruslara karşı savaşacak Ermeni askerleri ikinci istekti. Rusya’da Ermenilerin cephe gerisinde Osmalılara yardım etmesi bulunmaktaydı. Ermenilerin cevabı ise Osmanlı Ermenilerin Osmanlı Devletine sadık olduklarını ama İttihat ve Terakki hükûmetinden bağımsız hareket edecekleri, çünkü aynı görüşde olmadıkları yönündeydi. Kafkaslardaki ayaklanma teklifini kabul edemeyeceklerini, çünkü Rusya’daki Ermenilerin Rusya’ya sadık olduklarını ilettiler. Bahattin Şakir “Ama bu ihanettir” diye bağırdı. Hovannisian’a göre Taşnaklar Osmanlı vatandaşları olarak vatan savunmasında üzerine düşeni yapma kararı almıştır.

Askeri tarihçi Erikson bu toplantı sonrası İttihat ve Terakki partisinin Osmanlı Ermenilerin güçlü ve detaylı planlarla Rusya ile bağlantıda olduklarını ve amaçlarının Osmanlı İmparatorluğu’ndan bölgeyi ayırmak olduğu sonucuna vardı. Esat Uras’a göre Taşnaklar ayaklanma kararını gizlice almıştır ve Taşnakların bu ayaklanma kararı daha sonra Osmanlı Devletinin Tehcir Kanununu çıkarmasına yol açacaktır.
1914′ün Ağustos ayında Rus Kafkas Ordusu’nda Ermeni Gönüllü Tugayları kuruldu. Tiflis’te Ağustos boyunca bir Ermeni temsilciler meclisi toplandı. Rus Çarı II. Nikolay Rusya altında bir özerk Ermenistan kurulmasını önerdi. Çar Osmanlı’da bulunan (Batı Ermenistan vilayetleri diye adlandırılan) altı vilayetin yanı sıra iki Rus Ermeni iline özerklik sözü verdi. Bir Çarlık dışişleri bakanı Rusya’nın gerçek amacını “Biz Ermenistan (topraklarını) istiyoruz, (but without) ama Ermeniler olmadan” sözüyle dile getirdi. Ermeni Milli Konseyi, Rusya’nın ortakları olan Fransa ve İngiltere’ye de bu konuda güvendiği için Çar II. Nikolay’ın teklifini kabul etti.

Rusya’da yaşayan Ermeniler bu ülkeye olan askerlik zorunlulukları dolayısıyla Rusya’nın savaşa girmesinden sonra Rusya’nın Avrupa Cephesindeki birliklerine gönderilmişti. “Gönüllü” birliklerin oluşturulmasında hizmet zorunluluğu olmayan veya Rusya’da yaşamayan Ermenilerden yararlanılmıştır. Ermeni General Andranik Toros Ozanyan bu birliklerin genel komutanı idi. Osmanlı Temsilciler Meclisi üyesi Garegin Pastermadjian (Karekin Pastırmacıyan) gibi komutanları vardır. Ermeni kaynakları yüzbinleri bulan bu askerlerin dünyanın değişik ülkelerinden geldiklerini söylemektedir. Osmanlı kaynakları bu askerlerin Osmanlı’da ayaklanan Ermeni nüfusundan oluştuğunu savunmaktadır. Ermeni Gönüllü Tugaylarının Rus kuvvetlerinin katıldığı başarılarda küçük sayılamayacak ölçüde etkili olmuş olmalarında karşılarındaki düşmana karşı kararlı mücadele etmek için gerçek teşvikleri olması, bölgenin yerlileri olduklarından iklim ve coğrafi koşullara alışık, yol ve dağ yollarını bilmeleri etkendir.

17 Ağustos Zeytun İsyanı, Zeytun Fedai Alayı kurularak çıkarılan isyandır. Bu isyanda Zeytun’da 100 kişi ölmüştür. İsyan 30 Ağustos’ta sona ermiştir.

1914
1 Kasım’da Osmanlı Devleti Rusya’ya karşı savaşa girmiştir. Ruslar sınırı Bergmann Atağı ile geçti. Rusların bu atağı sadece güney omuzu boyunca Ermeni Gönüllü Tugaylarının etkili olduğunu yerlerde Karaköse ve Doğubeyazıt’ı almasıyla bitti. Doğubeyazıt Osmanlının Van ilinin kuzey komşusu idi.

Aralık ayında Rus Çarı 2. Nicholas, Kafkasya Cephesi’ni ziyaret etti. Tiflis’ten Ermeni Ulusal Bürosu başkanı Alexander Khatisyan (1918′de Ermeni devletinin Dışilişkiler Bakanı) ve Ermeni Kilisesi Başına (Patriak) hitaben:
Ermeniler, şanlı Rus Ordusu saflarına girmek için aceleyle tüm ülkelerden, Rus Ordusuna hizmet etmek için geldiler… Bayraklarımızı serbestçe Çanakkale ve Boğaz içinde sallayalım, buranın halkları Ermeni olacaktır. Haydi yeni bir yaşam için diriliş ve Türkiye’de İsa’ya inanan Ermeni halkı…
—Nicholas II of Russia
Aralık, Sarıkamış Harekâtında Ermeni Gönüllü Tugaylarının Rus kuvvetlerinin başarısında onemli etkileri olmuştur. Kıritik zamanlarda Osmanlı cephe hareketlerine meydan okudular: “Osmanlının gecikmesi Sarıkamış etrafında Rus Kafkasya Ordusuna yeterli kuvvet konumlandırmak için zaman kazandırmıştır.”

1915

Ocak – Nisan
Osmanlıların bütün Doğu Anadolu bölgesinde güvenliği sağlamak için yeterli güçleri yoktu. 1. ve 2. Ordulardan 3. Orduya gelen takviyeler bir bölüğü geçmemekteydi. Gelibolu daha aktif çatışmalar başlamadan Osmanlı kaynaklarını eritmeye başlamışdı.
3. Ordu cephe gerisi ayaklanmalarla uğraşıyordu. 27 Şubat Adilcevaz’daki Ermeniler 30 kadar Siirtli askerin Arin köyünde geceyi geçirmelerine silahla karşı çıktılar. Çıkan çatışmada Van’ın Erciş’teki jandarma müfrezesi ile karşılık verildi. Çatışma sonucunda Adilcevaz’daki bu Ermeni güçleri yelkenli gemilerle Van Gölü’ne açılarak kurtuldular. 27 Şubat itibariyle Osmanlı ordusundaki Ermeniler silahsızlandırılıp cephe gerisi birimlere aktarıldı.

Osmanlı Devleti, herhangi bir önleme başvurmadan önce Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni cemaatinin ileri gelenlerine “Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemleri alacağını” bildirmiştir. Ancak, olaylar durmak yerine giderek yoğunlaşınca, Osmanlı Hükûmeti ordunun birçok cephede savaş halinde bulunması nedeniyle cephe gerisini de emniyete alma çabası içine girmiştir.

15 Mart Van Mahmudiye kaymakamı Ermenilerin Mahmudiye’de Müslümanlarını toplu halde katlederek camileri kendi atlarini barındırmak üzere kullanıma aldığını (ahıra çevirmişlerdir) İstanbula telegramla rapor etmiştir. Ayrıca Van ili Saray kazası Kavlik (Keçikayası), Heretil (Kapıköy), Şezuhane, Yamanyurt, Belecek ve Özalp kazası Perâkal (Boyaldı) köylerindeki katliamlarla ilgili tutanak s:Ermeni faaliyetleri – Tutanak (Mahmûdî köylerindeki katliamlar – 15 Mart 1915) dökümünde öğrencilere zorla Hristiyanlık kabul ettirilmek istendiği ayrıca Perâkal’de Nezu Hatun gördüklerin den etkilenerek delirdiği yazılmışdır.

25 Mart’ta, Van valisi Cevdet Bey Rusların Van’ı işgalini kolaylaştırmak için Ermeni yerli güçlerin hazırlık içinde bulunduklarını ve bunun koodineli birşekilde birden isyan edeceklerini bildirmiştir. 25 Mart Zeytun İsyanınında Maraş Jandarma Bölük Komutanı Süleyman Efendi komutasında askerî birlik çarpışma sonucunda Süleyman Efendi dahil, askerlerden 8 kişiyi öldürüp, 26 kişiyi de yaralamışlardı. Zeytun Ermeni milisleri çevredeki halktan yardım gördüklerinden dolayı yakalanamaz.
18 Nisan Bitlis Bitlis ili içindeki Ermeni vatandaşlarının çıkardıkları olaylar Bitlis ili dahilinde düşük sıcaklıkda Ocak 1915 başlasada merkezdeki çatışmalar zamanı göz önüne alınırsa 18 Nisan 1915 kabul edilmektedir.

15 Nisan’da önce Van ilinin kuzeyinde ve nisbeten yoğun olduğu ilçelerinde, 17 Nisan’da Şatak’ta (Çatak), 20 Nisan’da Van’ın merkezinde büyük bir ayaklanma başlatmışlardır.20 Nisan günü Van kentinde ayaklanma başladı. Ermeni isyancıları 300 tüfek ve 1.000 tabanca ile 1.500 gönüllü Ermeni ile 30.000′i bulan Ermeni Vanlılar ve 15.000 Ermeni mültecinin korunmasını üstlenmiş. Van Valisi’nin daha önceki yardım çağrılarınana Bitlis’te bulunan Kâzım Bey komutasındaki birkaç tabur Van’a gönderildi. General Yudeniç onlara destek olmak için üç haftadan fazla süren çatışmalardan sonra döndü. Käthe Ehrhold Van’daki ayaklanmada Ermeni köylülerini korudu. General Yudeniç saldırı planlamasında Van şehrine bir bölük ayırdı. Bu askerler General Trukhin’in komutası altında olan Baykal Kazakları ve bir Ermeni gönüllü tugayından oluşmaktaydı. Osmanlı güçleri ile çatışsan Ermeni halkı rahatlatmak için bir kanat oldu. Bölgede Osmanlı memurlara suikast ve jandarmalar şehit edilmiş; karakollar ve Müslüman yerleşim birimleri saldırıya uğramış; devlet binalar yakılmıldır.

Van jandarma tümeninin bir kısmı ile bir takım aşiretler Ermenilere karşı savaştılarsa da ayaklanmayı bastıramamışlardır. Çatışmalar Van bölgesine yayılmıştır Ermeni olmayan Hiristiyan Nasturiler Çölemerik’de ayaklanmışlardır.
24 Nisan, tarihinde Dahiliye Nezaretince, o zaman Dahiliye Nazırı olan Mehmed Talat Paşa, Ermeni Komite merkezlerinin kapatılması, elebaşılarının tutuklanması ve her türlü belgelerine el konulması kararı alındı. Bu karar bütün vilayetlere iletildi. Bu karar üzerine devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan İstanbul’dan baçlayarak diğer merkezlerdeki Ermeni liderler tutuklanmışdır.

Mayıs – Ağustos
Şehir ve kalenin anahtarları Ermeniler tarafından kendisine sunuldu. Rus Çarı, 18 Mayıs’ta Van’ın Rus ve Ermenilerin güşlerinin kontrolünde olmasından dolayı “Van halkına fedakarlıkları dolayısıyla teşekkür ettiğini” ve Rus İçişleri Bakanı Sazanof ise “Bu başarıda bölge halkına teşekkür” eden beyannamesi yayınlanmışdır. Ermeni gazeteleri ve bazı batılı gazeteler; Osmanlı ya karşı başarılarını büyük bir sevinçle manşetlerine çıkarmışlardır. Bu hükümetin başına Van Valisi olarak Aram Manougian atandı. Van ili elinde tutan Rusya, karşı savaşa bu derece parlak bir biçimde katılmış olan Ermeni unsurunu memnun etmek için Aram Manuguan Van işyanının başından beri silaha sarılmış ve bu grupların başına olan yeni kurulan yönetime vali yaptı. General Yudeniç daha önce kurulan Ermeni geçici hükümetini Rusya adına onadı. Van güvene alınca General Yudeniç mücadeleye yaz boyunca Van Gölü’nün batısında devam etti.

3. Ordunun Haziran itibari ile
Van isyanına ayırdığı birimler
Van Jandarma Bölüğü 2,500
36. Bölük 5,400
1. Öncül Güç 7,500
Bağdat Tümeni 560
Toplam 15,960

3. Ordu’nun Haziran itibari ile Van isyanına ayırdığı birimler 15,960. 3. Ordu bu yılın sonbaharında 60.000 askeri var. Van İsyanı Osmanlının bu cephede Ruslar ilerlerken güçlerinin %25 bağlamışdır.
Musa Dağ İsyanı İskenderun Bölgesi Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyü halkının Musa Dağı’nada toplanmış bu durumda yolların kontrol altına alındığı halde İskenderun kıyılarında bulunan bir Fransız harp gemisinin Ermeni milisleri ve diğerleri gemiye aldıkları olay.

27 Mayıs tarihinde “Tehcir Kanunu” olarak bilinen asıl adı “Savaş zamanında hükümet uygulamalarına karşı gelenler için asker tarafından uygulanacak önlemler hakkında geçici kanun” kabul edilmiştir. Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinde bulunan Ermenilerin, Musul’un güney kısmı, Zor ve Urfa sancağına; Adana, Halep, Maraş civarında bulunan Ermeniler ise Suriye’nin doğu kısmı ile Halep’in doğu ve güneydoğusuna nakledilmesi planlanmıştır.
6 Haziran’da Arapkir Ermenileri tehcir edildiler. Fırat kıyısında Arapkir’den çıkan kervanlar kurşunlandılar. 7 Haziran’da Erzincan ve Akn şehirlerinde, 10 Haziran’da Mardin şehrinde, 11 Haziran’da Khotochur şehrinde, 14 Haziran’da Erzurum’da, tehcir başladı.
15 Haziran’da Şebinkarahisar İsyanı Sivaslı Murat (Hamparsum Boyacıyan) adında bir Ermeni çete reisi, 500 kadar adamıyla Şebinkarahisar’ı basmış, Kafkas Cephesi’nin ana ikmal yolu buradan geçtiği için Osmanlı ordusunun ikmal ve geri hizmetleri aksayacak, Rus ordusunun ileri harekâtı kolaylaşacaktı. Hızla şehirdekilerin çoğunu dışarı sürdüler ve şehri Osmanlı askerlerine karşı kale yaptılar. Birkaç Müslüman öldürüldü. Ancak, Osmanlı birlikleri kaleye saldırdı. Müslüman köylüler silahlanarak Şebinkarahisar yakınlarındaki kırsalda Ermeni milislerini öldürdü.
22 Haziran’da Kayseri’de, 26 Haziran’da Harput, Trabzon, Merzifon ve Samsun’da, 24 Haziran’da Şebinkarahisar’da tehcir başladı.

Sonrası

Nemesis Harekâtı
1920′de Ermeni Devrimci Federasyonu gizli bir operasyon planlayarak bir suikast grubu oluşturmuştur. Plan ve operasyonu yürütme ile görevlendirilen Shahan Natalie ve Soghomon Tehlirian’dır. Soghomon Tehlirian 24 Nisan 1915 tarihinde Dahiliye Nezareti’nce, o zaman Dahiliye Nazırı olan Mehmed Talat Paşa’nın Ermeni Komite merkezlerinin kapatılması ve elebaşılarının tutuklanması kararında tutuklananlar arasındadır. Bu birim 1920-1922 yıllarında aralarında Azerbaycan ve Osmanlı Ermenilerindan Osmanlılar yanında olan siyasi ve askeri kişileri öldürdü. Soghomon Tehlirian 1921 yılında Mehmed Talat Paşa’yı öldürecektir.

Kültürel
Iğdır Soykırım Anıtı ve Müzesi 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları, soykırım iddiasını sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır. Her ay 4000 civarında ziyaretçi müzeyi gezmektedir.

Bu yazı Osmanlıda İsyanlar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>