Kabakçı Mustafa İsyanı

Kabakçı Mustafa İsyanı, Kabakçı Mustafa’nın Mayıs 1807 tarihinde, liderliğini yaptığı isyandır. İsyan sonucunda III. Selim tahttan indirilerek yerine IV. Mustafa geçirilmiştir.

İsyanın Başlaması ve Gelişimi
Bu isyanın esasında pek çok nedeni vardır. 1789 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa’da çıkan milliyetçilik akımı, Osmanlı’yı diğer Avrupalı ülkeler kadar çabuk etkilememişti. Hattâ Sultan Üçüncü Selim Han, “Nizâm-ı Cedîd” adı ile askerî, mülkî, idarî, ticarî, içtimaî ve siyasî bir dizi ıslahat teşebbüslerine girişerek, devlete yeni bir hayatiyet ve canlılık getirdi. Bu durum; Rusya, Fransa ve İngiltere’nin hoşuna gitmiyordu. 1806’da çıkarılan Sırp isyanı, 1807’de Rusya’ya harp ilanı ve İngiliz donanmasının İskenderiye’yi işgali, tamamen Osmanlı Devletinin bu gelişme programını önlemeye yönelikti. Nitekim bu faaliyetler, içeride de, Selim Hanın kurduğu modern Nizâm-ı Cedîd ordusunu istemeyen yeniçeriler ile menfaatperestleri ve Osmanlı Devletinin yıkılmasını isteyen hainleri harekete geçirdi. Akkâ yenilgisini bir türlü unutamayan Fransızların İstanbul Sefîri Sebastiani’nin teşviki ve Selânikli Sadaret Kaymakamı Köse Musa’nın tahrikleriyle âsiler, ayaklanmaya hazır hâle geldiler.

Karadeniz Boğazı tabyalarındaki yeniçeriler ve yamaklar, gizlice, modern ve talimli yeni askerlere karşı kışkırtıldılar. Sadaret Kaymakamı Köse Musa’nın telkinleriyle, yamaklar, Haseki Halil Ağayı parçaladılar. Bu hareket ile isyan başlatıldı. Büyükdere Çayırında toplanan âsiler, Kastamonulu Kabakçı Mustafa’yı lider seçtiler. İsyan genişledi. Beş yüz kadar âsi, İstanbul’a yürüdü. Âsileri, Levend Çiftliğindeki bir tabur nizamî asker durdurmaya kâfiyken, Köse Musa, Nizâm-ı Cedîd askerinin harekâtını durdurdu. Sultan Üçüncü Selim Han da, Müslüman kanı dökülmesini istemedi. Sultan Üçüncü Selim Hanın; “Bu işlere sebep, benim hilmimdir (yumuşak huylu olmamdır)!” demesi üzerine, Köse Musa, âsileri teskin edeceğini ifade ederek, Nizâm-ı Cedîd askerlerinin kaldırıldığı hakkındaki fermanı çıkarttı. Kararın hemen ardından Köse Musa harekete geçti. Çardak ve Unkapanı İskelesine gelen âsiler, yeniçeriler ile birleşip, Nizâm-ı Cedîd taraftarı devlet adamlarını katlettiler. Daha sonra Pâdişâhı da istemiyoruz diye bağıran âsiler, 29 Mayıs 1807’de, Sultan Üçüncü Selim Hanı tahttan indirip, yerine Sultan Dördüncü Mustafa Han’ı geçirdiler.

Kabakçı Mustafa’nın Sonu
“Rusçuk Yaranı” adı ile anılan gizli bulunan, reform ve III. Selim yanlısı ve önemli devlet görevleri yüklenmiş olan grup (Sedaret Mektupçusu Tahsin, Başmuhasebeci Ramiz, Tuna Yalisi Mubayaacısı Behiç, Sadaret Kethudası Refik, Reisikuttab Galip efendiler) çaba göstererek hiç velvele çıkartılmadan Alemdar Mustafa Paşa ve seymenler ve Kıraçali ordusunun Edirne’ye gelmesini sağlamışlardı. Bu ordu mensupları Trakya’da yollar ve konaklara dağılarak İstanbul Trakya seyahatlerini önlemişlerdi. İşşemri ile 300 kişilik bir süvari baskın birliği oluşturulmuş ve Hacı Ali Ağa emrinde 14 Temmuz’da Rumelifeneri Kalesi’ni basmışlardır. Kalede bulunan Kabakçı Mustafa bu baskın sonucu hemen öldürülmüştür. Fakat yamaklar İstanbul’dan getirdikleri toplarla direnişe geçmişlerdi. Buna karşılık olarak baskıncı birlik ellerine geçirdikleri Anadolufeneri Kalesi toplarını kullanmaya başlamışlardı. Muthiş bir muhabere başlamıştı. Rumelifeneri köyü yamaklara tarafından yakılmış; Rumelikavağı, Sarıyer, Yeniköy yıkılıp yakılıp büyük zarar görüştü. Sivil halk denizden sandallarla kaçıp kurtulmaya çalışmaktaydı. Bu muhabere 4 gun sürmüş ve sonunda yamaklar tepelenmişti. Yamaklardan 300 ölü; Alemdar milislerinden 13 ölü zayiat doğmuştu.

İsyanın Sonucu, III. Selim’in Öldürülüşü ve II. Mahmud’un Tahta Çıkışı
IV. Mustafa durumu iyi görmemiş ve Edirne’de bulunan Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa ile Alemdar Mustafa Paşa’ya aracı olarak Hazine Vekili Nezir Ağa’yi gondermis ve her ikisini de Istanbul’a çağırmıştır. Sadrazama ve Alemdar milis ordusu ile birlikte 19 Temmuz’da Istanbul’a gelmislerdi. Onlari Seyhulislam ve devlet erkanı İncirli Çiftliği’nde ve Sultan IV. Mustafa’da Sancak-i Şerif’le (İncirli ile Davutpaşa arasinda bulunan) Kırkkavak’da karşılamışlardı Sultan, Sadrazam ve Alemdar devletin erkanıyla görüşme yapmıştı.
“Rusçuk Yaranı” IV. Mustafa’nin hemen burada tutuklanması ve milislerin ivedilikle İstanbul’a girip III. Selim’i tekrar tahta geçirmesi idi. Fakat Alemdar bu öneriyi “mertliğe uygun değildir” diyerek reddetmişti.

Alemdar Kircali milisleri ve seymenleri ile Çırpıcı Çayrı’nda ordugah kurdu. Sadrazam ise şehirdeki konağına ve yanindaki askerlerde şehir kişlalarına gitmişlerdi. 20 ve 21 Temmuz’da yeni bir seri atama yapıldı ve özellikle Şeyhülislam’lığa Arapzade Arif Efendi getirildi. 21 Temmuz’da Alemdar ordusyla Alay Köşkü onunde IV. Mustafa’ya alay etti. Fakat IV. Mustafa Alemdar’i sadrazam tayin etmeyip onu bir sadık, has ve kahraman kişi olarak övdükten sonra bütün Trakya ve Balkanlar üzerinde (Edirnekapi’dan Tuna Irmağı’na kadar yörelere) devlet murahhası ve serdarı olarak atandığını bir hatt-ı hümayunla ilan etti.

Bu yazı Osmanlıda İsyanlar kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir