Şahkulu İsyanı

Şah Kulu Baba Tekeli İsyanı veya Şeytan Kulu Baba Tekeli İsyanı; 1511 yılı Nisan ayında gerçekleşmiş, Şah İsmail’i kurtarıcı olarak kabul eden Antalya, Manisa, İzmir, Karaman, Mersin, Konya, Kırşehir, Tokat, Amasya, Yozgat ve Çorum çevresindeki Aleviler tarafından Osmanlı İmparatorluğu karşısında II. Bayezid döneminde gerçekleşmiş bir isyandır.

Nedenleri
Şeyh Bedrettin İsyanı sırasında Anadolu ilk defa dini içerikli bir ayrışmaya tanıklık etmişti. Ancak bu ayrışma ilk ve tek olmayacak daha sonraki yıllarda da devam edecekti.

Nitekim vergi düzeninde yapılan adaletsizlikler ve devlet yönetiminde türkmenlerin dışlanmaya başlaması yeni sorunlara zemin hazırladı. Ayrıca İran’da hanedan değişikliği olmuştu. Yeni hanedan Safevîler Şii idi ve etki alanını arttırmak istiyorlardı. Nitekim Anadolu’ya gönderdiği dailer aracılığıyla Şii propogandası yapmaktaydı. Osmanlı o sıralar taht kavgalarıyla meşguldü. Bu da Şah İsmail’in işini kolaylaştırıyordu.

Safevi ailesinden olan ve Anadolu’ya göç eden Hasan halife uzun yıllar Alevî Türkmenlerle bağlantı kurmuş bu tasavvufun yayılmasına öncülük etti. İleriki yıllarda yerine oğlu Şahkulu Baba Tekeli geçti. Şahkulu’nun diğer lakabıda “Han”‘dır. Şahkulu Han sadece babasının tekkesini değil gösterdiği ilmi ve dini başarılar sayesinde Abdal Musa tekkesinin de lideri olmayı başarmıştır.

İsyanın gelişmesi
Şahkulu Han Anadolu’daki Alevî Türkmenlerin ezildiğini, bu yüzden Osmanlı yerine Safevî Devleti’nin yönetimine girilmeyi önermiştir. Şah İsmail den gelen destekle de yanında topladığı adamlarla faliyete başladı. Bu sırada Osmanlı tahtında olaylar büyümekteydi. Şehzade Ahmet ile Şehzade Selim arasında yaşanan gerilime Şehzade Korkut da dahil olmuştu. Şehzade Korkut bulunduğu Manisa sancakbeyliğinden topladığı kuvvetlerle İstanbul’a hareket etti.
Şahkulu, Şehzade Korkut’un gitmesi üzerine padişah II. Bayezid’in öldüğünü sanıp topladığı 10.000 civarında adamla ayaklandı. İsyancılar sırasıyla Antalya, Mersin, Adana, Denizli, Manisa bölgesini ele geçirdi. Manisa’dan ayrılmış olan Şehzade Korkut’un hazinesi yağmalandı.

Şehzade Korkut ile Şahkulu orduları Isparta yakınlarında bir muharebe yapıldı. Savaşı Şahkulu ordusu kazandı ve Şehzade Korkut kaçtı. Bu sefer Şahkulu üzerine gelen Konya eyalet kuvvetlerini Beyşehir de yendi. Karaman’a yürüyüp Karaman’ı da aldı.

Şahkulu eski Osmanlı başkenti Bursa’yı eline geçirmeyi hedef aldı. Bursa şehrine yönelikken önce Anadolu Beylerbeyliği merkezi olan Kütahya ile uğraşması gerekti. Kütahya yolu üzerinde kendine karşı gelen Anadolu Beylerbeyi Karagöz Paşa’nin ordusunu Şahkulu bir muharabede yenerek onu esir aldı. Kütahya halkından şehri teslim etmelerini talep etti. Ancak halk şehri teslim etmedi. Bunun üzerine Sahkulu elinde esir olan Anadolu Beylerbeyi Karagöz Paşa’yi kazığa oturtarak öldürüttü. Ordusunu ikiye bölerek “Taki Baba” adındaki bir müridine Kütahya kuşatmasını devretti. Ordusunun daha büyük kısmı ile Bursa’ya doğru yürüyüşüne devam etti. Bursa’da Alevîlerle kardeş olarak gördüğü Ahilik teşkilatına gönderdiği mektupta Osmanlının eski durumundan hal kalmadığının, zalim bir devlet olduğunu, bu yüzden bu devlete karşı başkaldırdığından haberdar etti ve Ahilik teşkilatıyla görüşmelere başladı. Bu sırasında Osmanlı kuvvetleri harekete geçti. Bursa yolu büyük bir güçle bir Osmanlı cezir tarafından kesildi. Şahkulu çaresiz ormanlara çekildi. Bu sırada Kütahya kuşatması başka bir Osmanlı veziri olan Haydar Paşa tarafından yarıldı. Şahkulu böylece iki ateş arasında kaldı. Fakat Sahkulu bütün kuvvetlerini birleştirmeyi başararak Haydar Paşa’nın ordusuna hücuma karar verdi. Ormandan çıkan Şahkulu kuvvetleri Kütahya boğazında Haydar Paşa’yı komutanlığındaki orduyu yendiler ve Haydar Paşa şehit edildi. Şahkulu bu sefer Ankara’yı hedef aldı. Bu sırada Sadrazam Hadım Ali Paşa idaresindeki büyük bir Osmanlı ordusu harekete geçmişti. Bu ordu Çubuk yakınlarında Şahkulu’nun kuvvetlerini karşıladı. Gökçay Muharebesi adı verilen çarpışmada Osmanlı Ordusu Kızılbaş adı verilen Alevî Türkmenleri yendi.

Fakat bu muharebede Osmanlı ordusu komutanı sadrazam Hadim Ali Paşa ağır yara almıştı; sadrazam tedavi için Amasya’ya götürüldü ve orada vefat etti. Şahkulu ise takip edilerek Çukurova’da sıkıştırıldı; yakalandı ve idam edildi.

Şahkulu idamından sonra güneybatı ve iç Anadolu’da başsız kalan isyan hemen sönüp bitti. Fakat isyan Doğu Anadolu’da da gayet etkili olmuştu. Bu bölgede çıkan ayaklanmaları ise Şehzade Selim kendi adıyla bilinen büyük ve kanlı hareketle bastırdı.

Sonuçları
Anadolu dağılma tehlikesi geçirmiştir. Mezhep çatışmalarının başlangıcı olarak kabul edilen isyan daha sonraki zamanlarda da devam etmiştir. Şehzade Selim Hareketi çok kanlı olmuş devlet kaynaklarında 40.000, gayriresmi ve dönemin halk tarihçilerine göre ise 100.000 den fazla Alevi öldürülmüştür. İsyanın kökünü kazıma adı verilen bu hamle Daha sonraları çıkan Nur Ali Halife ve Bozoklu Şeyh Celâl İsyanlarında da yaşanmıştır. 15.000 civarında Alevî ise Mora ya sürgün edilmiştir. Ege ve Akdenizde Alevî asimilasyon politikası başlamıştır. Osmanlı tarihinde dinî içerikli ilk isyân olması bakımından önemlidir.

Bu yazı Osmanlıda İsyanlar kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir