Yabaku

Yabaku, oldukça gizemli ve on tanınmış seçkin Türk boylarından biridir. Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügati’t-Türk’te;
“Yağma, Toxsı (Tukhs), Kıpçak, Yabaku, Tatar, Kay (Kayı), Çomul ve Oğuz’lar, biribirlerine uygun olarak, ( Dhāl; dh) harfini her zaman ( Yā; y) ye çevirirler. “Kayınağacı”na bunlardan başkası “kadhıng”, bunlar “kayınğ” derler.” şeklinde Türk boylarının yerlerini ve ağızlarını tanımlamıştır.

“Yabaku” “Türklerden bir bölüktür.” ve “Yabaku suwı” “Kaşgar dağlarından çıkarak Fergana ile Özçent arasında akan bir suyun adı.”şeklinde Yabaku boyunu ve yaşam yerlerini tanımlamıştır. Bu verilerden Yabaku boyu şimdiki Oş şehrinin kuzeyinde konumlanan Uzkend (Özçent veya Özçend)’in güneyinde ki bölgede yaşadıkları anlaşılmaktadır.

Ayrıca;
“Rûm ülkesine en yakın olan boy Beçenek’dir; sonra Kıpçak, Oğuz, Yemek, Başgırt, Basmıl, Kay (Kayı), Yabaku, Tatar, Kırkız (Kırgız) gelir. Kırgızlar Çin ülkesine yakındırlar.”. Ayrıca “Çomul boyunun kendilerinden bulunduğu çöl halkı ayrı bir dile sahiptir, Türkçeyi iyi bilirler. Kay, Yabaku, Tatar, Basmıl boyları da böyledir. Her boyun ayrı bir ağzı vardır; bununla beraber Türkçeyi de iyi konuşurlar. Kırgız, Kıpçak, Oğuz, Toxsı, Yağma, Çiğil, Uğrak, Çaruk boylarının öztürkçe olarak yalnız bir dilleri vardır. Yemeklerle Başgırtların dilleri bunlara yakındır. Dillerin en yeğnisi Oğuzların, en doğrusu da Toxsı ile Yağmaların dilidir.” şeklinde Türk boylarının yerlerini ve dillerini tanımlamıştır.

Ayrıca Divân-ı Lügati’t-Türk’te Kaşgarlı;
“büke” “Ejderha, büyük yılan. … Yabaku’ların en büyüğüne olduğu gibi yiğitlere de bu ad verilir ve Büke Budraç” denir. Ulu Tanrı bunu, yedi yüz bin askeri olduğu halde müslümanlardan Arslan Tékin Gazi’nin kırk bin askeriyle yapılan bir çarpışmada bozguna uğrattı.” şeklinde Yabaku boyu ilgili unvan ve savaşlarını tanımlar.

Bekeç Arslan Tégin, Yabaku büyüklerindən Budraç’ın tutsak düşdüğü zaman Müslüman Türklerin başında duran adam. olduğunu, aynı maddede Kaşgarlı, savaşta bulunanları gördügünü ve onlardan bilgi aldığını kaydeder. Bu bilgiye göre savaş başlayınca Yabakular, başlarının üstünde göğü kaplayan yeşil bir dağ görmüşler. Dağdan kapılar açılmış ve üzerlerine cehennem ateşi yağdırılmış, bunun için yenilmişler. Kaşgarlı Mahmud bunu Muhammed’in mucizesi, yardımı olarak yorumluyor. Bu bilgilerden savaşın Kaşgarlı Mahmud zamanında oluşduğu anlaşılıyor.

Kazan Hanlığı’nın bayrağındaki ve günümüzde Kazan şehrinin armasındaki büke (ejderha)’ye benzer bu imge her halde Yabakuların döneminden veya daha başka bir kültürden kaynaklandığı varsayılır.

Kırgız, Yabaku, Kıpçak ve daha başka boyların halkı and içtiklerinde, yahut sözleştiklerinde, demiri ululamak için, kılıcı çıkararak yanlamasına öne korlar, “bu kök girsün kızıl çıksın” derler.

Bu yazı Tarihi Türk Boyları ve Halkları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir