Yağma

Yağma (Çince: 样磨/樣磨, pinyin: Yàngmó), Ortaçağ’daki bir Türk boyudur, bu boy günümüz Uygurlar’ın ve Özbekler’in atalarıdır. Bu boy bir kolu olan ve Üç Oğuzlar denilen birlik, Yağma, Karluk ve Çiğil boylarından oluşmuştur.

7. yüzyıldan itibaren Karahanlılar dönemi boyunca Yağma boyu Müslüman Araplar ve Çinliler tarafından kuvvetli ve kudretli politikli varlıklar olarak Tarım Havzası, Cungarya havzası (kuzeybatı Çin’i ve batı Moğolistanı içine alan bir bölge) ve Yedinehir (Yedisu) bölgesinde göze çarpmışlardır.

Kazak Çin tarihcisi Yury Zuev (Rusça: Юрий Алексеевич Зуев)’e göre, Yağma(yaγgma)’nın eski Türkçe’de, “saldır, yayıl, yağmala” demektir.”

نهبواَ Yağma: “Türklerden bir bölüğün adı. Bunlara ” كاَراَ نهبواَ Kara Yağma” da denir. نهبواَ Yağma Taraz yakınında bir köyün adı.” Tartuk, Yağma ilinde bir şehir.

Dokuzoğuz ve Yağmalar (khargah: “keçeden yapılma yurt, keçe kulübe”) kalırlar.
Kaşgarlı Mahmut’dan Türklerden Yağma, Toxsı ve Çiğil’lerden bir bölüğün İla(İli) nehrine indiğini öğreniyoruz. 10. yüzyıllarda Yağma boyu, Kaşgar’da ve kuzeybatısında yaşarlardı.
Abu Saīd Gardēzī, ünlü eseri Zayn al-akhbār da şöyle bahsediyor, Yağma “zengin insanlar büyük at sürüleri ile”, “bir ay süren seyahat” bir ülkede yaşarlar. Yağma boyu, sürekli Karluk ve Türklerden bir bölük olan Yemek’lerle Batı Göktürk Kağanlığı’nın bitimine kadar savaşırlarmış.

Kaşgarlı Mahmut Yağma, Toxsı (Tukhs), Kıpçak, Yabaku, Tatar, Kay (Kayı), Çomul ve Oğuz’lar, biribirlerine uygun olarak, (ذ Dhāl; dh) harfini her zaman (ى‎‎ Yā; y) ye çevirirler ve hiçbir zaman (ذ‎) li söylemezler. “Kayınağacı”na bunlardan başkası “kadhıng”, bunlar “kayınğ” derler.

nahiyat-i Yaghmiya denilen bölgede Yağmalar, Kaşgar’ın etrafında ve kuzeyindeki Artuç isminde iki köyde ve Khırmkı(Khıraklı) denilen büyük bir köyden, oluşan bir bölgede yaşarlardı.

Kaşgarlı Mahmut, Türk Dili’nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divân-ı Lügati’t-Türk’te;
“Rûm ülkesine en yakın olan boy Beçenek’dir; sonra Kıpçak, Oğuz, Yemek, Başgırt, Basmıl, Kay (Kayı), Yabaku, Tatar, Kırkız (Kırgız) gelir.

Kırgızlar Çin ülkesine yakındırlar.” Ayrıca “Çomul boyunun kendilerinden bulunduğu çöl halkı ayrı bir dile sahiptir, Türkçeyi iyi bilirler. Kay, Yabaku, Tatar, Basmıl boyları da böyledir. Her boyun ayrı bir ağzı vardır; bununla beraber Türkçeyi de iyi konuşurlar. Kırgız, Kıpçak, Oğuz, Toxsı, Yağma, Çiğil, Oğrak, Çaruk boylarının öztürkçe olarak yalnız bir dilleri vardır. Yemeklerle Başgırtların dilleri bunlara yakındır. …. Dillerin en yeğnisi Oğuzların, en doğrusu da Toxsi ile Yağmaların dilidir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu yazı Tarihi Türk Boyları ve Halkları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir